Haziran 2025İzmir
Sayın Ümit Özdağ,
Aktif siyasette biri değilim, partinizin üyesi de değilim. Sade bir vatandaş olarak yazıyorum size.
Elinize geçer mi bilemiyorum yada vaktiniz olur da okuyabilir misiniz size geldiğini düşündüğüm binlerce mektup arasından, o da meçhul. Yine de yazmadan duramadım, kim bilir belki uykusuz bir gecede elinize geçer bu satırlar, niyetim yerini bulur.
Kabul buyurursanız, size Ümit Baba demek istiyorum.
Ben babasız büyüdüm sayılır, ilkokuldan mezun olmuştum babamı kaybettiğimde. Ama bilirim baba demenin ne olduğunu.
Derler ya, baba arkanı yaslandığın dağdır, doğrudur. Güvenirsin varlığına, güven duyarsın. İşte bu yüzden bilirsin arkan sağlamdır. Dünyan yansa, kımıldamaz yerinden, o da alev alır seninle, ateş olur yakar yanacağını bile bile ve yine küllerinden doğar senin için gerektiğinde.
Baba güçtür, başka güçlere benzemeyen.Maddiyatla satın alamayacağın, herhangi bir makamla kıyaslanamayan, senin için canını ortaya koyan, canı pahasına seni kollayan. İşte bu yüzden satılık da değildir o güç. Eksilmez, güçten düşmez en zor anlarda bile. Sorumluluklarıyla, sevgisiyle beslenir, daha da güçlenir. Ve bilirsin ki bu güç yıkılmaz kolay kolay, direnir son nefesine kadar, vazgeçmediği için senden . Erkin en saf, en katıksız halidir bir babanın gücü.
Baba fedakarlıktır, tüm yükü sırtlayan. Yoruldum demez, üşüdüm demez, bin derdi olur da birini söylemez. Yakınmaz kendi halinden, duyamazsın. Yarası da sensindir, acısı da, feryadı da. Kendini unutmuştur senin varlığında. Gecesi de sen gündüzü de sensindir, derdi bir sensindir özgürlüğü dahi alınsa bile.
Gün gelir baba öfke olur. Anlamazsın bu hiddet niye. Gelecek tehlikeyi ilk gören olduğundandır çoğu zaman, tepkisi büyük olur endişesince. Oysa hayat güzeldir senin için, duymak istemezsin nasihatını da, eleştirisini de. Çok sonra dersin ki haklıymış, sen görmezden gelirken, gününü gün ederken, oymuş nöbet tutar gibi tetikte bekleyen.
Bir yandan da merhamettir baba. Affeder, gençliğine verir, tecrübesizliğine verir, senin hatanın bedelini bile öder kendince de, yine kapatmaz kapısını bir gün bile. Ben demiştim demek yerine, biz birlikte bunu da aşarız diyerek cesaretlendiren, yüreklendiren oluverir nihayetinde. Herkes sırtını dönmüşse de, odur kucak açan sana. Sen yaparsın diyen de o, sana senden çok inanan da.
Ulu çınar derler de, bizde asıl karadut ağacıdır baba. Endamından öte, yerini yurdunu bilen, boyundan büyük çokça meyvesini verendir. Gölgesinde huzur bulduğun, köklerindeyse hayat. Sönmesin diye çoban ateşi, dallarını feda edendir. Karanlıkta yolunu kaybettiğini sandığın bir anda, kendi yanarken ışığıyla göz kırpandır, yolunu aydınlatandır. Korkma, ben burdayım diyerek yalnız olmadığını hatırlatandır. Atadan yadigar, geleceğe miras.
Gururdur baba, asla gurur yapmayan sana. Duruşundan, cesaretinden, bilgisinden, birikiminden, zekasından, kafa tutuşundan feyz aldığın. Yaşı kaç olsa da deli akan kandır, asil kanındandır. Tek başına kapılara dayanandır.Kudreti büyük cesaretince, mütevaziliği de elden bırakmayandır. Karşılıksız sahip çıkandır. Tek isteği mutlu mesut yaşamandır.
Baba görünmez bir eldir en çok. Sen bilsen de bilmesen de üstündedir o el. Sen düşmeden yakalayandır çoğu zaman. Düşmanı uzaktan gören, uzakta tutan, gizli kahraman. Herkes gitse, kalan o son kaledir.Sığınak olur, siper olur lüzum gördüğünde. Bilirsin, anca beraber, kanca beraberdir.
Prangalara vursalar, sürgün edip uzak diyarlara koysalar, gelir bulur o seni. Günler günleri, geceler geceleri kovalar, dünya şaşar da, herkes buraya kadar dediğinde dahi, bilir o seni. Sen babana güvenirsin, o ise inanandır sana.
Ana gibi yar olmaz elbet ama, baba gibi de arka çıkan olmaz insana.
Böyledir işte bir baba. Herkes için bir şey olsa da, bir tek sanadır baba.En çok da kıymeti bilinendir, yokluğunda.
Ve siz Ümit Özdağ, biliniz ki artık bu vatanın babası oldunuz.
Zat-ı devlet her gün bir emir buyursa da, devlet babamız bir siz oldunuz.
Bizler ise, evlatlarınız, meşaleyi devralacak, sönmesin diye çoban ateşi, gerektiğinde kendini ateşe atacak gençleriz. Bu vatanın evlatları, Atatürk’ün askerleriyiz.
Birinci vazifemiz muhafaza ve müdafaa etmekti, son vazifemiz can vermek olsa dahi susmayacağız, susturulamayacağız.
“Ferman padişahınsa, dağlar bizimdir.”
O dağlar ki, şüheda fışkırır toprağı sıksan şüheda.
Sakın ola üzülmeyiniz siz. Zira ümid’imiz oldukça; bileniz biz, kuvva bire kadar kırılmadıkça, Atamın dediği gibi, “Umutsuz durum yoktur!” asla.Bu memlekette tükenmez umutlar, biliriz her bir yerde vardır; iyi ki, Eren’ler.
Allah’a emanet olun. Sağlıcakla kalın.Size borcumuz çok, başımızdan eksik olmayın.
Babalar gününüz kutlu olsun.
Baba ocağımız var olsun!
Sevgi, saygı ve minnetle.