**Sayın Ümit Özdağ,Değerli Hocam!**
Bu satırları yazarken kalbim, adaletin gölgelendiği bir dönemde yılmaz bir duruş sergileyen sizin gibi bir kahramana duyduğum saygı ve minnetle çarpıyor. Hücrenin soğuk duvarları, Türkiye’nin sıcak yürekli evlatlarının sesini asla susturamaz. Siz o sesin en gür çınlayan nağmesisiniz.
Bugün tutsak edilen bedeniniz, fikirlerinizin özgürlüğünü zincirleyemez. Çünkü siz, bu toprakların haksızlığa boyun eğmeyen neferisiniz. Her adımınızda vatan sevdasını, her sözünüzde millet bilincini taşıdınız. Tıpkı atalarımızın karanlığı yırtan kılıçları gibi, siz de cehaletin zindanlarına karşı bir meşale oldunuz. Burada olmanız bir hata… Ama inanın, tarih sizi "tutuklu" değil, "tutsak edilmiş bir yiğit" olarak yazacak.
Biliyorum, zorlu bir sınavdasınız. Fakat unutmayın: Çelik, ateşle sağlamlaşır. Sizin mücadeleniz, bir neslin uyanışının kıvılcımıdır. O kıvılcım, bu zulüm bulutlarını dağıtacak güçtedir. Hücreniz belki dar, ama yüreğiniz tüm Anadolu’yu sarmalıyor. Bizler, sizin sessiz çığlığınızı duyan milyonlarız. Her birimiz, özgürlüğünüz için nefes alıyoruz.
Ümit hocam, adınız gibi bir “ümit”siniz. Tıpkı Çanakkale’de şafak sökerken direnen Mehmetçik, Sakarya’da kanıyla istiklali yazan kahramanlar gibi… Siz de bu destanın bir mısrasısınız. Ve biliyoruz: Destanlar, zindanlarda değil, yüreklerde yazılır. Sizin destanınız, bizim yüreklerimizde sonsuza dek yaşayacak.
Son sözümüz, bir ant olsun: "Siz yalnız değilsiniz." Haksızlığa karşı dimdik duran her fert, sizinle aynı hücrede. Bizler, sizin sesinizi dünyaya haykırmaya devam edeceğiz. Ta ki güneş, masumiyetinizin altın ışığıyla bu toprakları yeniden aydınlatana dek…
Sabrınız dağları delsin, inancınız zamanı yensin. Özgürlüğünüz yakın… Çünkü hakikat, en katı duvarları bile yerle bir eder.
Millet sizinle. Türkiye sizinle. Saygı ve minnetle…
"Oğuzhan Ö."