Sayın Ümit Başkanım
Teröristbaşının konuşturulmasıyla başlayan süreç; milliyetçi teğmenlerimizin ihracı, ve Türkçü cenahın lideri, çok değerli zâtınızın tutuklanması ile devam ediyor. Tarihte pek çok kez yaşadığımız bu yıldırma politikasının aynı o zamanlardaki gibi ters tepeceği aşikardır. 80 Sene evvel değerli büyüklerimiz tabutluklarda nasıl kararlı durduysa siz de aynı kararlıkta duracaksınız, yine o yıllarda o adliyelerin önlerinde, sokaklarda ve okullarda yüzler, binler doğruyu haykırıp mefkûremizi savunduysa bizler de and olsun aynı ruhu yaşatacağız.
Sevgili Ümit Hocam, sizlere aşağıdaki dörtlüğü bırakıp mektubumu noktalıyorum. Kendinize çok iyi bakın, sağlığınıza, yediğinize ve içtiğinize her zamankinden daha çok dikkat edin. İnanıyorum ki bir gün bu zulüm sona erecek ve sizinle Ankara'nın bir kahvehanesinde çay içeceğiz.
Istırabı kanına kat da göz kırpmadan iç!
Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki p*ç...
Bu varlık dünyasında yalnız senin hiç mi hiç,
Bir şeyin olmayacak hatta mezar taşında...
- H. Nihal Atsız
Sevgi ve saygılarımla...Serkan Süzer